Tavşanlar Hakkında Herşey

TAVŞANLAR HAKKINDA BİLİNMESİ  GEREKEN ÖNEMLİ BİLGİLER:
 İlk bilmeniz gereken şey, tavşanınızı yavru bile olsa asla kutuda beslemeye kalkmayın. Kutuda yaşayan tavşanların ayakları sürekli ıslak kalacağından kolayca bitlenir ve hastalanırlar. Ayaklarından bir türlü çıkmayan idrar kokusu ise evinize böcek çekecektir. En kötüsü de kutuda yaşayan tavşanlar mutsuz olurlar ve kendisini kucağınıza almanıza izin vermezler, bunu istemezsiniz sanırız?

Kafeste yaşayacak olması, tutsak olacağı anlamına gelmiyor. Kendisi için yeterince büyük (mümkün olan en büyük kafesten bahsediyoruz) bir kafeste mutlu olacaktır, en önemlisi kendini güvende hissedecektir. Aynı kuşlar gibi kafesin kapağı açık kalabilir, böylece istediği zaman girip çıkabilir. Önemli olan şey yemek yiyebileceği, uyuyabileceği, çişini yapabileceği, kemirmek istediklerini kemirebileceği kendine ait bir yuvaya sahip olmanın rahatlığını yaşamasıdır. Kafesin altına gazete sermeyin kemirecekleri için boyalar midelerine rahatsızlık verir, kâğıt havluyu deneyin.

Peki çişini nereye yapacak? Tavşanlar da kediler gibi, konuyu bir kere hallederseniz rahat edersiniz. Kafesinin içine küçük bir kap koyun ve içini talaş ya da kedi kumuyla döşeyin. Biraz iğrenç olacak ama bu kumu çişi ile ıslatın. Bundan sonra buraya gitmesi gerektiğini anlayacak. Çişini evin içinde başka bir yerdeki kaba ya da yemliğine yapmaya kalkarsa kızmayın, sadece bu kabı kumla doldurun ve kafesine koyun. Tavşanınızın tuvaletini kediler gibi balkonda yapmasına izin vermeyin, dediğimiz gibi böcek sorunu yaşamanız ihtimali artar.

Tavşanınız yavru iken onu marul gibi sebzelerle ve meyve ile beslemeyin. Marul kemiren bir yavru tavşan görüntüsüne doyum yok ama ishal olan yavru tavşanınızın hayatta kalma şansı da pek yok. Siz en iyisi üç aylık olana kadar sadece kuru otlar ve hazır yem ile besleyin. Ondan sonra yavaş yavaş taze meyve ve sebze vermeye başlayabilirsiniz. Yine de rejiminin büyük bölümünü hazır yem ve kuru yonca oluştursun, tavşanlar kuru yoncaya bayılırlar. Siz hergün suyunu değiştirin ama pek su sevmediklerini fark edeceksiniz.

Tavşanınızı zorla ele almaya kalkışmayın. Bırakın yavaş yavaş alışsın. Oldukça ürkek bir hayvan olduğundan sizin sevginize ve korumanıza ihtiyaçları var, yani zorlamazsanız onlar size gelecektir. Korktuklarında ayaklarını hızlıca yere vururlar ve genellikle en çok gürültüden korkarlar. Korkan bir tavşanın en rahat ettiği yer, sahibinin elinin altıdır. Orayı bir kere keşfetti mi çıkmak bilmeyecek. Kucağınıza çıkmaya can atan, akşam (kısık sesle) televizyon izlerken yanınıza sokulan bir tavşan kadar sizi mutlu eden bir evcil hayvan bulmak zordur.
 
Tavşanlar hakkında genel bilgi:

Tavşanlar gece aktif hayvanlardır. Yani alacakaranlıkta yada gece daha fazla faaliyet gösterirler. Arka bacakları ön bacaklardan daha uzundur. Üst dudakları ise derin olarak yarıktır. Tavşanların dişleri sürekli olarak uzar. Sürekli uzayan bu dişlerini törpüleyerek kısaltma zorunluğunda oldukları için tavşanlar kemirme ihtiyacı duyarlar. İkinci kesici dişleri küçük kalarak birinci kesici dişlerin arkasına itilir. Köpek dişleri ise tavşanlarda yoktur. Testisler genellikle 3. aydan sonra karın boşluğundan scrotum içine iner. Ayrıca testisler tavşanlar tarafından karın boşluğuna çekilebilir. Bu sebeple küçük tavşan yavrularında cinsiyetlerini ayırmak daha zordur.

Tavşanların burunlarında dokunma hücreleri vardır ve iyi koku alırlar. Üst dudakta aşağı yukarı haraket eden 20-25 adet duyum iplikçikleri vardır. Bu duyum hücrelerini kullanarak çevre hakkında daha fazla bilgi edinmeye çalıştıkları için tavşanların burunları ve üst dudakları sürekli olarak hareket halindedir.

Tavşanlar sıcakkanlı hayvanlar olup memeli sınıfının tavşanlar takımında yer almaktadırlar. Kemirgenler ayrı bir takımdır ve o takıma tavşanlar girmezler.

Beslenmelerine gelince otçul (herbivor) hayvanlardır. Özellikle yoncayı tercih ederler. Tavşanların gebelik süresi 29-33 gün olması ve yılda 5-8 doğum yapabilmeleri ve her doğumda da ortalama 6-10 yavru vermeleri bir tavşan çiftini bir yılda inanılmaz rakamlara ulaştırır.

Tavşanlar için en uygun çevre ısısı 15-18 derecedir. Yüksek rutubetle seyreden 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda ısı stresi gelişir. Bu durumda tavşanların üreme fonksiyonunda bozukluklar ve ölüm oluşabilir. Aynı şekilde tavşanın yaşadığı yerin sıcaklığının 10 derecenin altına inmemesi gerekmektedir. Yetişkin tavşanlar tüyleri sayesinde bu sıcaklıklardan yavrular kadar etkilenmesede, özellikle yeni doğmuş olan yavrular tüysüz doğacağı için çevre sıcaklığının daha yüksek tutulmasında fayda vardır.

Tavşanlar doğada av konumunda oldukları için ürkek canlılardır. Özellikle yeni almış olduğunuz bir tavşanınız varsa yeni ortamına alışıncaya kadar daha dikkatli davranmalısınız. Tavşanınızın yaşadığı yerde gürültülü seslerin çıkarılması tavşanınızı strese sokabilir.

Tavşanlarda  Beslenme nasıl yapılır:

Tavşanımızı doğru bir şekilde besleyebilmek için öncelikle tavşanların sindirim fizyolojisini iyi bilmemiz gerekir. Bir kaç basit bilgiyle aslında tavşanlarda beslenme kaynaklı ishaller ile yine sindirim sisteminde sayıları yanlış beslenme sonucunda hızlı bir şekilde artarak ani ölümlere sebep olan Clostridium türleri gibi bazı zehirleyici mikroorganizmalardan kaynaklanan ölümleri, bağısak tıkanmaları, diş problemleri v.b. bir çok sindirim sistemi kaynaklı hastalığın ortaya çıkışını önleyebiliriz. Bu konulara tavşan hastalıkları bölümünde ayrıntılı olarak değinilecektir. Tavşanların sindirim sistemi insanlardan ve kedi köpek gibi diğer evcil hayvanlarımızdan oldukça farklıdır. Tavşanların körbağırsağında (sekum) bulunan fermentatif karakterli yararlı mikroorganizmalar özellikle selüloz gibi sindirimi güç besinlerin parçalanması sağlamakta, böylelikle hem kendi ihtiyaçları olan besinleri elde edip hemde tavşana parçalanmış sindirimi kolay besinler sunmaktadırlar. Tavşanların körbağırsağında yaşayan bu fermantatif mikroorganizmalar, tavşanların sindirim fizyolojilerinde çok önemli bir yer tutarlar. Özellikle bilinçsiz bir şekilde ağız yoluyla kullanılan antibiyotikler sekumdaki yararlı mikroorganizmaları öldürebileceği ve tavşanın besinleri sindiriminde sorunlara yol açabileceği için; bu tür ilaçlar mutlaka veteriner hekim kontrolünde ve önerisiyle kullanılmalıdırlar.Tavşanlar otobur hayvanlardır ve bu sebeple beslenmeleri bitkisel yemlere dayanır. Sözlü olarak söylendiğinde herkesin tabikii biliyorum dediği ve hatta komik bulduğu ama pratikte hep unuttukları bir anahtar cümle vardır. "Tavşanlar tavşandır, insan değildirler'' Bu sebeple tavşanlara insanlara özel olan abur cubur şeyleri vermemeliyiz. Biz nasıl onların yediği herşeyi yemiyorsak (örneğin kuru yonca gibi) onlarıda kendi sindirim sistemi fizyolojilerine uygun olan besinlerle beslemeli, yemeyi seviyor olsalar bile doğal ortamda bulamayacakları abur cubur gıdalardan uzak tutmalıyız. Sindirim sistemlerini diğer hayvanlarla kıyaslayacak olursak, atlarınkine daha çok benzerlik gösterdiğini söyleyebiliriz.Tavşanlar az miktarda fakat sık sık yerler. Tavşanlar yumuşak dışkı ve zeytin tanesi şeklinde olan sert dışkı olmak üzere iki çeşit dışkı üretirler. Yumuşak dışkı belli aralıklarla çıkarılır ve bu dışkıyı tavşan direkt olarak anüsten emerek alır ve çiğnemeden yutar, bazen yerden de alabilir. Etrafı sümüksü bir tabaka ile çevrilmiş halde bulunan yumuşak  dışkı yaklaşık % 70 su içerir ve üzüm salkımına benzer. (Soldaki resim) Protein, özellikle B grubu vitaminleri ve mineral bakımından zengindir. Yumuşak dışkı aynen yem gibi sindirim olaylarına maruz kalır. Bu durum tavşan yavruları ana sütüne ilaveten katı yem yemeye başladıklarından sonra (yaklaşık 3 haftalık yaştan itibaren) görülen fizyolojik, yani tavşanlar için doğal bir durumdur.

Tavşanlarda Bakım  Nasıl yapılır:

Eğer evinizde bir tavşan beslemeye karar vermişseniz ilk düşünmeniz gereken şey tavşanınızı nerede barındıracağınızdır. Bunun için iki seçeneğiniz var. Birincisi tavşanınıza kendisine ait bir oda ayırmak, ikincisi ise tavşanınız için yeterli büyüklükte bir kafes kullanmak. Eğer eşyalarınızın kemirilmesi sizi pek endişelendirmiyorsa; tavşanınızın sizinle beraber tamamen özgür olarak evinizin içinde yaşamasını da düşünebilirsiniz.

Ancak böyle bir durum; (özelliklede kabloların kemirilmesi) tavşanınızın sağlığını ve evinizin güvenliğini risk altına alacağından pek iyi bir fikir değildir. Yaşanmış bir hikayeden örnek vermek gerekirse; evde kimse yokken çalışan çamaşır makinasının su hortumunun kemirilmesi sonucu evi su bastığı ve halılar başta olmak üzere pek çok ev eşyasının zarar gördüğü görülmüştür.

Bu tür olaylarla karşılaşmak istemiyorsanız ve tavşanınızı ev içerisinde dolaştırmaya karar vermişseniz; ya onu mutlaka gözetim altında tutmalı ve kemirmemesi gereken yerleri kemirerek yaramazlık yapmasını engellemesiniz yada kemirebileceği alanları koruma altına almalısınız. Bizim önerimiz eğer uygulama imkanınız varsa tavşanınız için ayrı bir oda ayırmanızdır. Bu mümkün değilse yeterli genişlikteki kafesleri kullanabilirsiniz.

Tavşanınızın yaşadığı yerde bol samanın bulunması hem onların zeminden soğuk almalarını engelleyecek, hem dağıtıp karıştırabilecekleri mükemmel bir oyun aracı olacaktır. Aynı zamanda bu samanları kemirerek, tavşanınızın sürekli uzayan kesici dişlerinin normal uzunlukta kalmasına yardımcı olacaktır. Bu samanlar veya kuru otlar, tavşanların sindirim sistemlerinin sağlıklı olarak çalışabilmesi için vazgeçilmez unsurlardır. Kullanılmamaları durumunda sık sık enfeksiyon kaynaklı olmayan ishallerin ve trikobezoar gibi diğer sindirim sistemi problemlerinin oluşması olağandır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !